
Ne çok duymuşuzdur “Şimdiki aklım olsaydı…”yla başlayan cümleleri. Bu kadar çok duyuyor olmamızın elbette ki bir sebebi var, çünkü bazı becerileri, 24’ünüze gelmeden edinmeniz lazım. O zaman genç liderler, toplansın.
Alanınızın dışında gibi gözükse de, satış, tüm işlerin merkez noktasıdır; bu sebeple satıştan anlamayı da bilmek lazım. Yani mühendis de olsanız, sekreter de olsanız, bilim insanı da olsanız, çaycı da olsanız, yaptığınız her şey, tek bir nokta etrafında dönüyor: Satış.
Konfor bölgesi, bugüne kadar size sunulanların çerçevelediği bölümdür. Başarı ise bu sınırın ötesindedir. Hiçbir başarı, risk almadan gerçekleşmez.
Yemek yapma, lastik tamiri, şarkı söyleme, photoshop, aklınıza ne gelirse. Tek bir işte çok iyi olmak, işinizden atılsanız bile karnınızı doyurabilir.
Christian Bonilla’nın da dediği gibi, başarılı bağlantının ölçütü ne kadar çok önemli insan tanıdığınız değil, ne kadar çok insana yardım ettiğinizdir. Risk alıyorsanız, düştüğünüzde size yardım edecek bir ağınız da olmalı.
Hemşire de olsanız, kodlamayı bilmenizde fayda var. İşiniz teknoloji olmasa bile bilmeniz gerekiyor. Bu sayede gelecekte gerçekleşebilecek teknolojik gelişmelere kolayca ayak uydurabileceksiniz. Akıllı telefonu kullanmayı bir türlü beceremeyen anneleri babaları düşünün.
Eğer 24’ünüze kadar aşık olmadıysanız, dünyanın en önemli hissini yaşamadan hayatınızın en güzel yıllarını tükettiniz demektir.
Dikkatinizi daha iyi toplamak ve güçlü bir şekilde odaklanabilmek için meditasyon yapabilmek önemlidir. Bilimsel çalışmalar da, her gün 20 dakika boyunca yapacağınız meditasyonun iki saatlik uykuyla eşit olduğunu söylüyor.
Yeni topraklar görün, yeni kültürleri keşfedin, yeni insanlar tanıyın. Onları anlayın. Dünyayı keşfedin. Emin olun, bu sizi yaşıtlarınızdan on adım öne taşıyacaktır. Zaten 24’ünüzden sonra çok seyahat edemeyeceksiniz. Zamanınız varken yapın.
Akıllı telefonunuzun, bilgisayarınızın, televizyonunuzun karşısında zamanınızı ziyan etmekten vazgeçin. Kitap okuyun. Seminerlere gidin. Değerinizi yükseltmeye bakın. Kendinizi ne kadar değerlendirirseniz, o kadar maaş alırsınız.
Sürekli olarak kaygı içinde olmak enerjinizi emer, sizi tüketir. Hayat şartlarınız kötü olabilir ama bunun için üzülüyor olmak, çözüm sağlamaz. Sorunlar olasıdır, önemli olan onların içinde kendi imparatorluğunuzu kurabilmek.
Sağlığınıza, zihninize sahip çıkın. Onlara çok ihtiyacınız olacak.
Geçim kaynağınız ister işiniz olsun ister maaşınız ister anneniz ister babanız. Şimdiden para biriktirmeyi öğrenmeniz lazım. Stefan Stoman’ın da dediği gibi, her ay kenara bir miktar para koyabilmek, sizi 20 yıl sonra zengin bile edebilir.
Yorum Yaz