
Kariyerinizi en üst seviyeye taşımak ve uzmanlık alanınızda ilerlemek, sadece yaptıklarınızla değil, kullandığınız kelimelerle de şekillenebilir. Kelimelerin, hayat akışımıza büyük bir etkisi olduğunu hiç düşündünüz mü? “40 kez söylersen olur” gibi sözlerin altında yatan gerçek, kelimelerin duygusal yönlendirmelerde etkili olduğudur. Bu konuda başarılı yaşam koçu Tony Robbins de aynı fikirde.
Peki, uzmanlaşmak için hayatımızdan çıkarmamız gereken kelime nedir?
İronik bir şekilde, “uzman” kelimesi.
Mandy Antoniacci, başarılı bir iş kadını olarak girişimcilere yönelik bir konferansta konuşurken, uzmanlaşmak isteyenlere yönelik bir tavsiye sorusuyla karşılaşıyor. Antoniacci’nin cevabı şaşırtıcı derecede basit: “Kelime dağarcığınızdan ‘uzman’ kelimesini çıkarın.”
Bu cevabın ardındaki mantık da basit. “Uzman” dediğimizde, genellikle bir alandaki en üst düzeye ulaşmış kişiyi düşünürüz. Bu sıfatı kendinize yakıştırırsanız, gelişim ve öğrenmeye kapalı hale gelebilirsiniz. Profesyonel hayatta daima ileri gitmek istiyorsanız, “uzman” olmaktan ziyade “öğrenci” olmayı seçmelisiniz.
Reklam sektörüne örnek olarak bakalım. 20 yıl önce, tasarımcılar bilgisayarla tasarım yapmaktan kaçınıp klasik yöntemleri tercih ederlerdi. Fakat bilgisayara geçiş yapanlar sektörde kalmayı başardı. Yani, ne kadar uzman olursanız olun, her zaman öğrenilecek yeni şeyler vardır.
Carol Dweck’in Mindset “The New Psychology of Success” adlı kitabının yazarı ve psikolog olarak belirttiği gibi, sabit zihniyet gelişen zihniyetle çatışır. Sabit zihniyet, zekayı statik görüp genetik olarak kabul eder. Bu zihniyet sürekli olarak kendini kanıtlama çabasındadır ve “CEO hastalığı” olarak adlandırılır.
Gelişen zihniyetin odak noktası ise öğrenmektir. Onay alma arayışında değildir, kaybetmekten korkmaz ve ilerlemek için çaba gösterir. Bizler de bu iki zihniyet arasında bir denge kurmaya çalışıyoruz. Önemli olan, hangisine öncelik verdiğimizdir.
Unutmayın, gelişim süreci “oldum” dediğinizde durmaz. İlerlemek için, gelişimin bir parçası olmayı seçin.
Yorum Yaz