Eğitime Besmele İle Başlamak: Bir Maneviyatın İzinde

Yeni eğitim-öğretim yılı başladı ve bu dönemde eğitim camiasına, öğretmenlere ve öğrencilere başarılar diliyorum. Bizim medeniyet anlayışımızda her işe besmele ile başlarız. Osmanlı’da Sıbyan Mektepleri camilere bitişik olur, eğitim öğretimin başladığı gün “Bed’i Besmele” ya da “Amin Alayları” düzenlenirdi. Öğrenciler okula ilk adımı attığı gün hocası tarafından dua öğretilirdi: “Rabbi yessir vela tüassir Rabbi temmim bi’l hayr” (Rabbim kolaylaştır, zorlaştırma! Eğitimimi hayırla neticelendir).

Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: “Besmelesiz başlanan her iş güdüktür.” Yaptığımız her işte Allah’tan rahmet ve bereket umar, O’ndan yardım dileriz ve O’nun haram kıldığı işlerden uzak durmak için besmele çekeriz.

Besmele sadece dil ile değil, davranışlarımızda da olmalıdır. Mademki besmele ile “Allah’ın adıyla başlarım” diyoruz, attığımız adımda ve çıktığımız yolda davranışlarımız, hal ve hareketlerimiz de Allah’ın rızasına uygun olmalıdır. Dolayısıyla eğitim anlayışımız ve maarif davamızda manevi dinamiklerimiz temel prensiplerimiz içerisinde yer almalıdır.

Konya Milletvekili Mustafa KABAKÇI, TBMM zabıt tutanaklarına geçen bir konuşmasında Almanya’da bir eğitim-öğretim yılındaki bir hatırasını anlatır. Bu hikaye, Almanya’da Besmele ve dua ile eğitime başlanmasının kimseyi rahatsız etmediğini göstermektedir.

Halkın çoğunluğunun Protestan mezhebine bağlı olduğu Almanya’da Besmele ve dua ile eğitime başlanılmasının, hatta çocukların kişilik ve karakter oluşumuna olumlu etkisi olduğuna inanılarak yapılması, Alman Laiklik anlayışına bir halel getirmemiştir.

Büyük mütefekkir ve Eğitimci Nureddin TOPÇU, “Maarif Davamız” isimli eserinde gençliğin önemine değinir. Her devrin gençliği, kendi enerjisini harcayabildiği alanda yaşar. İlk İslam dünyasının gençliği insanlığa hizmet ederken, bazı dönemlerde gençlik kavramının ne şekilde kullanıldığı da önemlidir.

Medeniyet dünyamızda bilimsel ve teknolojik gelişmelere açık bir kapımız var. Ancak Batılılaşma düşüncesinin yaygınlaşmaya başladığı bir dönemde, kendi değerlerimiz ve ilkelerimiz ile bilimsel çalışmalarda özgün bir duruş sergilemeliyiz. İşte bu duruş, imanla, şefkat ve merhamete dayalı medeniyet anlayışımızla mümkündür.

Eğitimde besmele ile başlamak, sadece bir gelenektir. Daha da önemlisi, bu, içten bir niyetin, doğru bir yönelimin ifadesidir. Besmele, eğitimde manevi bir başlangıçtır ve bu başlangıç, öğrencilerimizin ve toplumun geleceği için umut vaat eder.

etiketlerETİKETLER
Üzgünüm, bu içerik için hiç etiket bulunmuyor.
okuyucu yorumlarıOKUYUCU YORUMLARI